Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek

Serbest Çizgi’nin D-Evrim sayısı

Yazan: denememeler Mayıs 3, 2006

Serbest Çizgi (SÇ), bilmeyenler için söyleyeyim, üç aylık bir gençlik dergisi. Editörlüğünü halihazırda Seval Yaman yapıyor. Benim de bir SÇ geçmişim var, bir iki sayıda yazım yayınlandı, bir yazıda da editör yardımcılığı yaptım. Çorbada tuzum var diyebilirim, ama derginin çıkışında, geçmişinde ve bugününde payım olduğunu söylemek benden çok daha fazla zaman ve emek harcamış arkadaşlara haksızlık olur. İşte bu derginin 31. sayısını 2 YTL ödemek suretiyle satın aldım. (İlk kez SÇ’ye para verdim) Dergiyi okurken gerçekten içim sızladı ve bu dergiye bir yazımı önce yayınlanması için gönderdiğim lakin sonra geri çektiğim için sevindim. Bundan önceki 2 sayıda da kalite düşmekte idiyse de bu son sayı tam bir rezaletti.

            Dergi, ilk zamanki halinden ağırlığı ve yaprak kalitesiyle çok farklı. Artık kuşe kağıda rengarenk basılıyor ve ilk görüşte bir albenisi var. (Eskiden SÇ kara kuru bir dergiydi) Lakin ne yazık ki derginin kağıt, renk ve dizayn kalitesi ile içindeki yazıların ve üslubun kalitesi ters orantılı gitmiş.

            Öncelikle, ey editör (yani Sevalullah) , “dahi anlamına gelen -de ayrı yazılır” ve “soru eki olan –mi ayrı yazılır” Yazarlar bu noktayı atlayabilirler belki ama editörün bunları düzeltmesi lazım değil midir? En uzun soluklu gençlik dergisi olmanın bir sorumluluğu yok mudur? –de’leri, -mi’leri ayrı yazmama ilk sayısını çıkaran bir fanzinde bile göze çarparken 31. sayısında SÇ’de bunlarla karşılaşmak ne mene bir yolda olunduğunun ispatı değil midir?

            Neyse, imla hatalarını geçelim, esasa, yani yazılara gelelim. Uzatmak niyetinde değilim, kısacık bir iki örnekle:

1.      Ceren Kenar’ın yazısının başlığı aynen şöyle: “Keynesyen Devrimi” olması gereken “Keynes Devrimi” veya “Keynesyen Devrim” ikincisine niyetlenmiş olduğu lakin sehven öyle yazıldığı içindekilere bakılınca anlaşılıyor. Ama genelde insanların direkt yazının başlığını okuyacakları, iktisat bilenlerinin en az benim kadar irite olacakları aşikar.

2.      Muhsin Doğan’ın “Devrimin Küba ekonomisi üzerine etkileri” isimli yazısının son cümlesini bakın buraya aktarıyorum: “Tarih boyunca görülen devrimlere örnek oluşturabilecek bir devrim olarak Küba Devrimi 47. yılında halkının büyük desteği ile hâlâ ayaktadır.” Muhsinciğim, yavaş gel de saçın başın dağılmasın. Bu cümle için Fidel’den para mı aldın? O halk büyük desteğini Küba’dan minnacık sallarla okyanus aşarak ABD’ye gidebilmek için hayatlarını ortaya koymak yoluyla mı gösteriyorlar? Sen Küba’dan her yıl kaç kişinin ABD’ye kaçmaya çalıştığını biliyor musun? Belli yaşın üzerindekilere süt içmek yasak, basın ve ifade özgürlüğü yok, seçimler yok bunu bilmiyor musun? Fidel deden 47 yıldır ülkeyi yönetiyor, kaç kişi şimdiye kadar düşünce suçuyla hapse atılmış biliyor musun? Hadi Muhsin’i bir kenara bırak, Seval bu ne? SÇ nedir? Amacı nedir? Böyle bir cümlenin SÇ’de yayınlanması (ama örneğin benim konmasını istediğim paragrafın yayınlanmaması) nasıl bir rezalettir?

3.      İnsanların gönlü olsun diye artık para verip alıp okuduğumuz bu dergide insanların psikolojik bunalımlarını, anlık histerilerini, kalitesiz hikayeye benzemez hikayelerini niye yayınlıyorsunuz? Boş sayfa çıkarsanız ve “buralar siz yazmadığınız için boş kaldı hadi şu mail adresine bir yazınızı gönderin” deseniz daha yeğdir, bilmiyor musunuz?

Bunlar SÇ’nin artık hiç olmazsa geçmişine saygısının bir ifadesi olarak kendi kendini kapatması gerektiğinin işaretleridir. Yazı bulunamadığı için saçma sapan yazılarla doldurulan, savunması gerekenin tam zıddını savunmaya başlayan SÇ hiç çıkmasa kanımda daha yeğdir.

Peki niye böyle oldu? Ne oldu da SÇ buralara düştü? Cevabı basit, Liberal Gençlik Derneği’ni kuran, ona hayat veren insanlar bir surette dernekten dışlandılar. Zatım ve birkaç başka arkadaşım bir şekilde azar azar soğutuldular, veya direkt kavga gürültüyle derneği bırakıp gittiler. Sonuç? SÇ sapı siliklerin eline kaldı. (ne yazık ki böyle olmaması için uğraşmam sonuç vermedi) Küba Devrimi’ni öven, veya histerilerini edebiyat zanneden insanların yazdığı, imla hataları, harf hatalarıyla dolu, ama içi boş olduğu için ambalajı ve kağıt kalitesi’nin yükseltildiği yeni SÇ, artık otoriter, totaliter, jakoben, isteyen herkesin hizmetinde bir hal aldı. Hayırlı, uğurlu olsun.

3 Yanıt “Serbest Çizgi’nin D-Evrim sayısı”

  1. eylem demiş

    1. irite değil, irrite
    2. Küba devrimi, hiç olmazsa devrimdir. SÇ’yi bilmem ama, bir şeyi kötülemek için başka bir şeyi kullanmak iyi değil. Halkın desteklemediğini söylemek de doğru değil, insanlar zor koşullarda olsa bile, kimisi sallarla kaçsa bile, küba hala sosyalist. Neoliberal dünyada zor iş sosyalist kalmak.
    3. Küba anlatıldığı gibi olsaydı, SÇ iyi dergi mi olacaktı?
    4. Bana ne aslında… Öyle, gözüm takıldı yazdım.

  2. denememeler demiş

    Eylem hanım, ya da bey, Eylem kardeş diyelim, “dam üstünde saksağan vur beline kazmayı” efendim. olaya çok fransız durumdasınız.
    Not: o ne “irite”dir, ne de “irrite” TDK’da bu iki kelime de yok. ingilizcesi “irritate” olan bu kelime dilimize yeni girmiş ve ben söylediğimiz gibi yazmayı tercih ediyorum. (Misal: Football = Futbol, off-side = ofsayt, touch= taç , corner = korner vb. )

  3. lüt demiş

    2. maddene ilişkin: biraz acımasız yaklaşmıo musun.. bi de bi de, yavaş gelmemeli saç baş açılmalıdır.. ben de kötüleme sistemini rahatsız edici buldum.. bi de sç kötü bi dergiymiş evet de belki dalın üstündeki saksağan kübaya kaçmıştır diyorum.. sen vurucaksın belime kazmayı ama olsun..

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>