Ah, Şu çılgın Türkler…
Yazan: denememeler Nisan 4, 2006
Şu Çılgın Türkler isimli kitabı okumadım. Açıkçası okumaya da niyetim yok çünkü o savaşı bizatihi başkomutanının dilinden okudum. (anlamayanlara not: Nutuk’u okudum diyorum burada) Bu kitabı ilk gördüğüm anda çok alasım geldi çünkü kapağı çok iyi. Elinde Türk bayrğı at sırtında hızla giden Türk sipahileri var. Gaz ve güzel bir kapak.
Neyse efendim, ayrıntıya dalmayayım, bu kitap ilk basımının üzerinden 1 yıl geçtiğinde 300 üncü baskısını yapacakmış, şu anda da 293 üncü baskısını yapmış! Anlamadığım nokta şu, “economies of scale” (ölçek ekonomisi, çıktı arttıkça birim başı maliyet düşer diyen bir teori) “Şu Çılgın Türkler”in diyarında geçerli değil midi? Kitabı 2-3 kez bastın, baktın çok satıyor, baktın gazetelerden, TV’lerden ilgi yüksek, baktın korsan da seninle atbaşı gidiyor, neden hala 2500 – 3000 adet basarsın o kitabı? (toplamda 500 küsür bin satmış. Baskı başına 2500 kitap ancak eder…) Bassana kardeşim 500,000 tane, birim başına maliyetin düşsün, hatta fiyatı düşür, korsanla mücadele et.
Gerçi sakalım yok ki dinleneyim, “Şu Çılgın Türkler” böyle şeylere önem veriyor. Açık açık “biz bilmem kaç baskı yaptık diye övünmek için aslında tek seferde yüzbinlerce bastık ama her iki güne bir yeni baskı damgası vurduk” diyemiyorlar. Canları sağolsun.
AGumus demiş
Bence bu tür kitaplar, tarihsel bilinci uyandırmaktan çok, adamların ebelerini nasıl becermişiz fantazisinin yazılı olduğu kitaplar. Bir tür masturbasyon aracı.
Bana çok ilginç geliyor, bu ülkede kurtuluş savaşı topyekün bir halkın savaşı, şu veya bu gruba isnad edilemez. Bu anlamda saatlerce kuvay-i milliye edebiyatı yapıp sonrasında da başörtüsü yasağını savunmayı ben anlamıyorum. Kuvay-i Milliyeyi bu kadar yücelteceksin, fakat Kuvey-i Milliyeyi Kuvey-i Milliye yapan turk kadının büyük çoğunluğunun o devirde giymiş olduğu başörtüsüne aşağılayıcı saldırılarda bulunacaksın. Başörtüsü doğru bulunmayabilir, ama kurtuluş savaşına bu denli saygı sevgi duyan insanların o kadınların hatırına daha bir hoşgörülü olmaları gerekir diye düşünüyorum. Bu anlamda bu kitapları, yazanları, okuyanları samimi bulmuyorum.
dadal demiş
“Okuyanları samimi bulmmak” çok orijinal bir ifade, insan merakından da okuyabilir, başka sebepleri de olabilir.Demek ki “samimi bulunabilmek” için “bu kitapları” okumamak lazım.
Kitapta başörtüsüne aşağılayıcı saldırılar yok,kitap okurken göz kullanmak okuduğunu anlamak açısından son derece faydalı. Kitap resimli roman gibi yazılmış,hızlıca okunuyor.Büyük bir edebi değeri olduğunu düşünmedim. Dipnotlara bakarak ve kaynakçaya (en azından bir kısmına) ulaşarak kendinize iyi bir Kurtuluş Savaşı arşivi oluşturabilirsiniz. Böyle de bir faydası var. Okursanız elbet.
ecitah demiş
bence okuyun değer
denememeler demiş
ne yazık ki vaktim yok. 1000. baskısını yapsın, okurum.
zeynep demiş
cok guzel 1 kıtab